ÖĞÜT;”Çözüm Süreci Barış Süreci Diye İnsanlar Oyalanıyor”

CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Vangölü Haber Gazetesi imtiyaz sahibi Beraat Öner’e çok iddialı açıklamalarda bulundu

17 Ocak 2015 Cumartesi, 19:47
chp milletvekili Ensar Öğüt

CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, VanGölü Haber Gazetesi imtiyaz sahibi Beraat Öner’ e çok iddialı açıklamalarda bulundu. Öğüt, parti çalışmalarına katılmak üzere geldiği Van’da Ak Parti politikalarını eleştirerek hükümetin Kürt Halkı’ na teşekkür etmesi gerektiğini söyledi.

Röportaj: Beraat ÖNER

-“AKP hükümeti cezaevi yapacağına fabrika yapsın”

12 Eylül döneminde başta Diyarbakır olmak üzere birçok cezaevinde insanlara kendi dışkıları yedirilerek türlü işkenceler yapıldı. Özellikle 12 Eylül döneminde insanlar çok şeyler yaşadı. Şimdi AKP hükümeti yeni cezaevleri yapmak istiyor. Sanki müjde verir gibi. Neden fabrika yapmıyorsun da cezaevi yapıyorsun. Ülkede işsiz çok yoksul çok özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde insanlar kıt kanaat geçinirken istihdam sağlayacak fabrikalar kuracağına kalkıp cezaevi kurmaya çalışırsan insanları doğal olarak suça teşvik etmiş olursun. Üreten ve tüketen bir toplum olursa herkes zengin olursa herkesin parası pulu olursa insanlar çoluk çocuğuna ailesine iyi bakabilecek durumda olursa neden suç işlesin ki. Yeni cezaevlerinin yapılmasını doğru bulmuyoruz.

Ensar Öğüt CHP

ÖĞÜT;”Çözüm Süreci Barış Süreci Diye İnsanlar Oyalanıyor”

-“Türkiye tamamen dışa bağımlı hale getirildi”

Türkiye Brezilya’dan, Arjantin’den ve Amerika’dan hayvan getiriyor. Türkiye’de hayvan yok mu ki sen gidip oralardan getiriyorsun. Türkiye’deki meralar nerede? Merada beslenen hayvanın etinde omega 3 var ve besin değeri yüksek. Amerika’da getirilen hayvanlar maalesef domuz yağı ve domuz satakatı ile yapılan yemle besleniyor. Müslümanlara domuz yağı ile beslenen hayvanları sattılar ve yedirdiler. Bunu CHP yapsaydı kıyameti koparırlardı. Özellikle Doğu’ daki insanın geçim kaynağı hayvancılık sen tutup bunu da yurtdışından getiriyorsun, 100 milyar dolara yakın bir para yatırmışsın, bu parayı neden yurtdışına bırakıyorsun kendi ülkendeki adamı yoksul bırakıp suça teşvik etmeye çalışıyorsun..

 -“Dışarıya ödenen paralarla projeler üretilip işsizlik ortadan kaldırılabilir.”

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler yurtdışından kesinlikle ithal ürünler getirmeyeceğiz. İnsanları mutlu edecek refaha kavuşturacak kalkındıracak ve işsizliği giderecek projeler yapacağız. İnsanların aile birliğini sağlayacak aile işletmecilikleri kurmalarını sağlayacağız.

-“İnsanlar Batı’ ya göç etmek zorunda bırakıldı”

Özellikle 1990′ dan sonraki köy boşaltılmalarında  yanılmıyorsam 3850 köy boşaltıldı bildiğim kadarıyla bu köylerden 2000 yakın insan batıya göç etti perişan oldu, bu insanların göçmesiyle tarım ve hayvancılık çürüdü. Böyle olunca da tarım ülkesi dışarıya bağımlı oldu. Bu insanları köylerini yakıp yıkarak yaptıkları işten zorla alıkoydular. Milli yemeğimiz kuru fasulyeyi bile Çin’ den getiriyoruz. Neden? Benim ülkemde benim topraklarımda nohut, mercimek yetişmiyor mu ki sen gidip oralardan getiriyorsun? Ödenen paraların yarısını kendi çiftçimize ödesek, samimi söylüyorum Türkiye kalkınır.

-“Devlet ve vatandaş arasında büyük bir kan davası var”

Barışın ve kardeşliğin sağlanması için devletin vatandaşa güvenmesi lazım. Bakın özellikle 12 Eylül döneminden sonra çeşitli işkenceler gören insanlar çok ciddi fedakarlıklar yapıp, kalkıp ben barış istiyorum diyorsa bu insanlar hakikaten onurlu insanlar devletine milletine halen bağımlı olan insanlar demektir. Devlet ve vatandaş arasındaki bu kan davasının çözülmesi içinde barış ve kardeşliğin olması lazım.

-“Çözüm süreci Barış süreci diye insanlar oyalanıyor”

Ortada bir oyalama taktiği var çözüm süreci barış süreci diye insanlar oyalanıyor. Çözüm sürecini 3 kişinin haricinde ne yazık ki kimse bilmiyor. Ne AKP milletvekilleri ne de bakanları, emin olun ki bilmiyor. İki ya da üç kişinin haricinde bilen yok. Cumhurbaşkanı belki Başbakan belki diyorum ve birde MİT’ in başkanı, bana göre bunlarda nereye gittiklerini bilmiyorlar.

-“Çözüm sürecinin yeri TBMM’dir”

Biz CHP olarak diyoruz ki çözüm sürecinin yeri TBMM’ dir. TBMM gelip bilgi verilmelidir belki katkı sunulacak. Hani milli irade diyorlar ya bunu kimseyle paylaşmıyorsun çözüm sürecine bir sıkıntı getirir diye, o zaman ona da tamam, yasalar elveriyor gizli toplantılar yapalım kapalı toplantılar yapalım, yasada bu gibi toplantılar da yapılan konuşmaları dışarıya anlattığın zaman on yıl hapis cezası var. Kim bunu göze alıp da dışarıya bilgi sızdırabilir ki ya da deşifre  edebilir ki? O zaman kapalı oturumlar yaparak barışı, kardeşliği, çözümü hep beraber yapmalıyız. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak buna hazırız. Ama AKP kapalı kapılar arkasında ne konuştuklarını bilmediğimiz görüşmeler yapıyor, dış güçler buna ne diyor, sen ne diyorsun, bunları bilemezsek ne yapabiliriz ki? Bunları gelip bizlerle paylaşsalar, bizde bir komisyon kurarız. TBMM’ sinde gerekirse birde gizlilik derecesindedir diye karar çıkartırız ve komisyon olarak bizlerde fikirlerimizi paylaşırız.

-“AKP saf Kürtler’ in oylarını alıp çözüm süreci diye oyalıyor”

AKP hükümeti ne yapıyor, yapacağız edeceğiz diyerek saf Kürtler’ in oylarını alıp oyalıyorlar. Kürtler artık uyansınlar oy vermesinler AKP’ ye. Çünkü Kürtler’ e en yakın parti CHP’ dir. Çözümü getirecekte Cumhuriyet Halk Partisi’ dir. Çözüme katkı sunacakta o zaman bize oy versinler bizi meclise taşısınlar, biz çözelim olayı.

-“İnsanların görüşüne saygılıyız”

Öcalan için özgürlük yürüyüşü yapılacak dediniz. Biz İnsanların görüşüne saygılıyız. Sonuçta ifade özgürlüğü var, ifade düşüncesi var, bizler bunu savunuyoruz. İnsanlar istediği ifade özgürlüğünü savunabilir. Buna saygı duyarız. Sonuçta insan bir demokratik hakkını yerine getiriyorsa, yürüyüş yapacaksa, miting yapacaksa demokratik kurallar içerisinde biz CHP olarak buna saygı duyarız.

-“Şu an belli bir adayımız yok”

Biz bugün buraya parti çalışmalarımız için geldik. Seçim süreci yaklaşıyor. Tabi ki birçok aday olmak isteyen arkadaşımız var. Bu arkadaşlarımızı Van kamuoyu ile paylaşıp değerlendireceğiz. Bu defa Van’da çok iddialıyız. Bu seçimlerde Van’dan milletvekilimiz olacak. Çünkü Van eskiden CHP’ ye oy veren bir ildi. İnşallah yine aynı şekilde olacak.

-“CHP Kürtler için Bedel ödedi”

1991 yılında biz Kürtler’ in meclise taşınmasını istedik. Sonra parlamentoya giren Kürtler’ imiz biz kendi dilimizde yemin edeceğiz demeleri ve göğüslerine bayrak takmaları, orada tabii istenmeyen olayların olmasına neden oldu ve cezaevine gittiler ve o süreçte bozguna uğradı. Ama Cumhuriyet Halk Partisi o zaman SHP idi doğrusunu yaptık. O zaman ben de partide yetkili idim çünkü bu ülkede yaşayan Kürtler, Lazlar, Çerkezler Araplar bütün etnik yapıdaki insanların meclise taşınarak milli iradeyi temsil etmeleri gerektiğini düşündük ve Kürtler’ i biz kendi kontenjanımızla meclise taşıdık. Ama bize o zaman belli kesimler siz PKK’ yı meclise taşıdınız diye öyle bir propagandalar yaptılar ki biz, 1999 yılında  barajın altında kaldık.

-“Kürt halkının  CHP’ ye borcu var”

Kürt Halkı’ nın  CHP’ ye borcu var neden derseniz biz 1991′ de onları meclise taşıdık ve 1999′ da baraj altında kalarak bedel ödedik. Şimdi Kürtler’ in CHP’ ye sahip çıkması lazım. Özellikle şunu istiyorum ben Doğu ve Güneydoğu’ daki Kürt kökenli vatandaşlarımızın hangi partiye oy verirse versin o çok önemli değil fakat evinde dört oyu var ise ikisini CHP’ ye vermesi gerektiğini düşünüyorum ki helalleşelim. Buradan da milletvekili çıkaralım. AKP ile birlikte mücadele edelim.

-“Askerin şehir merkezinde olması gizli olağan üstü hal demektir”

Bu ülkeyi yönetmeye kalkan bir AKP hükümeti var. Bu asker ya da polis, milleti baskı altında tutmak demokrasilerde olmaz. Bu totalde bir anlayıştır. Ben bunu kabul etmiyorum. Burada olağan üstü bir hal mi var ki askeri şehre indirmişsin? Burada resmi değil ama gayrı resmi askerin çarşıda bulunması, gizli olağan üstü hal demektir. Doğu’ da veya Güneydoğu’ da Kürt Halkı’ na bu kadar baskı uygulamanın bir anlamı yok ki.

-“Hükümetin Kürt Halkı’ na teşekkür etmesi lazım, hatta madalya takması lazım”

Kürt Halkı  Kobane’ deki soydaşlarını savunuyor ise Işid’ e karşı, Işid ki dünyanın başına bela olmuş bir terör örgütü, Kürtler Işid’ e karşı kendi haklarını savunuyor ise hükümetin Kürtler’ e teşekkür etmesi  lazım hatta madalya takması  lazım. Kobane olaylarında Işid’ i durduran Kürtler’ dir. Ben kendi adıma teşekkür ederim bakın bunu samimi söylüyorum ve her zaman söylüyorum bizim Güney’ deki komşumuz El Kaide Işid olacağına Kürtler olsun, Kürtler bizim kardeşlerimiz, akrabalarımız bizim kendi insanımız, yani bizim onlardan bir farkımız yok ki, onun için bizim Güney’imizde Suriye’de, Irak’ ta El Kaide, Işid, Elşabab yani radikal terör örgütleri olacağına Kürtler’ in olmasını her zaman isterim.

-“PKK silahı bırakacak ise askerde silahı bıraksın”

Daha önce yine Van ziyaretlerim esnasın da PKK silahı bırakacak ise askerde silahı bıraksın demiştim Bu açıklamayı da yine Van’ da yapmıştım. Yani ikisi de silahı bıraksın derken birbirlerine ateş etmesinler anlamında söylemiştim. Fakat şu anki Cumhurbaşkanı ve o dönemin Başbakan’ ı beni çok eleştirmişti, hem Batman’ daki mitinginde hem de Ankara’ daki toplantısında böyle bir cümle olur mu asker silahını bırakır mı, böyle bir milletvekiline bu genel başkan neden gerekeni yapmıyor diye tepki vermişti. Ama bakın şimdi ne oldu asker PKK’ ya selam duruyor, bırakın silah bırakmasını, PKK bayrağına selam duruyor. Ey Cumhurbaşkanı söyle bakalım şimdi kim haklı, ben o zaman barışı sağlayalım iki tarafta silahı bıraksın demiştim, ben barış için demiştim, şimdi benim dediğim noktaya geldi ama aradan 6 yıl geçti. Ben olayları altı yıl önce gördüm, iki tarafta silah bıraksın dedim, o zamanlar beni eleştirenler bugün benim dediklerimi yapıyorlar. Ama tam tersi de oldu, asker silahı bıraktı fakat örgüt daha da bırakmadı, askere de Recep Tayyip Erdoğan bıraktırdı. Bunu da kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Haber-Röportaj: Beraat ÖNER

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz