160
160

CHP’nin En Genç İl Başkanı Mehmet KURUKCU

CHP Van yeni İl Başkanı Mehmet KURUKCU kendisi ile ilgili tüm bilinmeyenleri anlattı

26 Ocak 2016 Salı, 16:58
CHP’nin en genç İl Başkanı Mehmet KURUKCU

CHP’nin en genç İl Başkanı Mehmet KURUKCU;

 ‘’Başkanlık sistemine, özerklik’e karşıyız Demokrasi ve Parlamenter sistemden yanayız.’’

‘’Siyaseti, Bir zaman aralığını doldurmak için değil, bir meslek olarak gördüm’’

CHP Van Yeni İl Başkanı Mehmet KURUKCU kendisi ile ilgili tüm bilinmeyenleri anlattı.

Röportajımıza başlarken… Kısaca tanıyabilir miyiz sizi? Van Kamuoyunun yakından tanıdığı bir isimsiniz… Kendinizden biraz bahseder misiniz?

1978 yılında Van’ın Erçek beldesinde doğdum… İlk ve Ortaöğrenimimi Erçek’te, Lise eğitimimi de Van Atatürk Lisesinde tamamladım… Halen öğrenciyim… İki yıllık Üniversite (Büro yönetimi ve yönetici asistanlığı) okumaktayım…  Siyasete 23-24 yaşlarımda 2004 yılında İlk olarak SHP Erçek Belde başkanlığında başladım.

Neden siyaset… Siyaset nasıl meslek edinir…

Malumunuz İnsanoğlu yaradılış gereği kendi yapısına, fikrine ve düşüncelerine uygun bir iş seçer ve bunu meslek edinir… Öğretmenlik, doktorluk, avukatlık vs… Ben de o zamanlar kendime siyaseti meslek edinmişim… O dönem ilk adımını atmış olduğumuz siyasi yaşamımız bugünlere dek birçok farklı dönemeçlerden geçerek süregelmiştir.

O dönemlerde bugünleri hayal edebiliyor muydunuz? Ya da neydi en büyük hayaliniz?

Doğrusu o günlerde bugünleri hayal edebiliyordum ancak bu kadar erken olabileceğini tahmin ediyordum. Burada o kadar güzel bir detay vardır ki o da şudur, siyaset yaşamınızın herhangi bir anında size sürpriz yapıp omuzlarınıza bambaşka bir yük yükleyebilir ve sizi hiç beklemediğiniz bir anda sorumluluk sahibi yapabilir. Ben de ki durum da bundan farklı değildir. Kimi insanın 30 yılda veremeyeceği bir katkıyı ben 4 yılda verebilmişim. Bu anlamda CHP ve CHP kültürüne yabancı olmadığım CHP parti politikalarını olabildiğine özümseyişim bunun açık bir ifadesidir.

ÖNCELERİ CHP’Yİ HEP BİR DİN DÜŞMANI BİR KÜRT DÜŞMANI OLARAK BİLMİŞİZ

Siyaset hayatınızın 2. Perdesi olan Cumhuriyet Halk Partisine davet ediliyorsunuz…

Evet, nihayetinde 2011 Van depreminden önce Cumhuriyet Halk Partisine davet ediliyorum. Tabi burada bir detayı vermeden geçemeyeceğim. Doğrusu önceleri CHP’yi hep bir din düşmanı, Kürt düşmanı olarak bilmişiz. Herkesin öyle sandığı gibi… Sonraları bizzat yaşayacağım birden çok örneklerle bu durumun gerçekten böyle olmadığını CHP’nin aslında ne bir din düşmanı ne de bir Kürt düşmanı olmadığını çok açık bir şekilde görebilmişiz…

Bu örnekleri bizimle paylaşabilir misiniz peki?

Elbette, sizlerde çok iyi bilirsiniz ki CHP’de namaz kılan yok algısı sürekli kötü bir karalama kampanyası olarak kullanılagelmiştir bugüne kadar… Hiç unutmuyorum bir Cuma günü, CHP Milletvekillerinden Sayın Umut Oran’ı havaalanında karşılamışız Sayın Oran bana Mehmet bey bugün Cuma, Cuma namazını mutlaka kılalım demesi üzerine O dönem inşaat halinde olan Norşin camisinin avlusunda karton seccadeler üzerinde namazımızı kılıyoruz.

Daha sonra yine Milletvekilllerimizden Sayın Faik Tunay beyle Tillo camisinin avlusunda ceketlerimizin üzerinde namazlarımızı kılıyoruz… Elbette ki bu yaklaşımlar yıllar yılı yanlış algıladığımız CHP’nin aslında böyle olmadığının, din düşmanlığı ibaresi ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığının yalnızca bir iki örneği olmuştur benim için. Yalnızca bununla da sınırlı değil başka bir örnek verecek olursak Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde dine karşı talihsiz bazı açıklamaları ile gündeme gelen partideki üst düzey bazı isimlerin bugün partide yer bulamaması CHP’nin dine karşı ne kadar hassas olduğunun en güçlü kanıtıdır…

Neydi o zaman CHP’nin yanlış anlaşılmasına sebep olan en belirgin şey?

Cumhuriyet Halk Partisinin yalnızca bir eksikliği vardı aslında böylesine yanlış anlaşılmasına sebep olan… Doğu ve Güneydoğu hattın da CHP’nin kendisini anlamaması ve halk ile arasına örülen duvarları yıkamamış olmasıdır. O da bir yere kadar. Daha sonra bu kendini halka anlatamama hastalığından ciddi bir şekilde kurtulacaktı CHP… Bununda sayısız örnekleri ortadadır…

2004-2016 Nereden bakarsanız 10 yılı aşkın bir siyasi geçmişiniz var… Geçen bu 10 yıllık süreci dolu dolu yaşadınız diyebilir miyiz bir de siyasette olmazsa olmaz kural nedir sizin için…

SHP deki 5 yılımın dolu dolu geçtiğini söyleyemem… Çünkü o dönem SHP yerel de ve genelde hiçbir seçime girmemişti. Tabi ki dar alan da kendime göre çalışmalarım olmuştu ancak bu çalışmalar partimizin geneldeki pasifliğinden dolayı bir etki uyandırmamıştı. Devamındaki sorunuza yanıtım ise, Siyasete başladığım günden bugüne benimsediğim en önemli husus şudur; Bilenler ve siyasetin ruhunu özümseyenler için siyaset kapalı kapıları açan en güzel anahtardır. Ayrıca çoğunun düşündüğünün tam tersine ben hiçbir zaman siyaseti yalan dolan olarak görmedim. Bugün gelmiş olduğum konumumu CHP’ye borçluyum. CHP çatısı altında yapmış olduğum siyasetle bugün bir yerlere geldim.

Siyasetinizi sürdürürken ara ara kopmalar oldu mu yoksa hep devam mı dediniz?

Belirttiğim gibi başlangıç yaptığım SHP o dönemlerde aktif değildi ancak buna rağmen ben siyaseti bir zaman aralığını doldurmak için değil, bir meslek olarak gördüm. Bu yüzden siyasi yaşamımda hiçbir zaman kopmalar olmadı hep devam dedim…

Siyaseti meslek olarak görmek ne demek?

Siyasetçilere hep özenirdim… Her hal ve hareketlerini dikkatlice takip ederdim. Sorun sıkıntıları çözmedeki etkinliklerini, öncü olmaları yönü bana hep cazip gelirdi. Siyasetten beklentili olmamak, sorun ve sıkıntılara çözüm bulma telaşı siyaseti meslek olarak görmek anlamına gelir.

Şimdi de siyasi anlamda gelişiminize katkı sunanları sormak istiyorum… Var mı böyle isimler…

Tabi ki insanları siyasete sevk eden, öncelik tanıyan ya da siyaset arenasına davet eden birileri elbette vardır. Ben şuan burada sizinle isim paylaşmak isterdim ama bazı sebeplerden dolayı paylaşmak istemiyorum. Çünkü ben buraya dürüstlüğümle geldim. Tek cümleyle özetleyecek olursak beni buralara getiren kendi emeğim olmuştur. Bu yolda kendime abi olarak gördüğüm değer verdiğim bir insan vardı… Bakın vardı diyorum… Ama üzülerek söylemeliyim ki o isim artık yok…

YANGIN YERİ YA DA BIÇAK SIRTI DEDİĞİMİZ BİR COĞRAFYA’DA SİYASET YAPMAK…

Bugünlere kendi emeğimle geldim dediniz… Bu süreci biraz açar mısınız?

Bugün herkes bilir ki bu bölgede CHP’li olmak çok zor. CHP rozetini takmak zor. Zaten 4 yıllık yakın geçmişimi irdelediğinizde buralara nasıl geldiğimi görebileceksiniz. Örneğin 2014 yerel seçimlerinde İpekyolu ilçesinde belediye başkan adayı olmak istedim. Haliyle bu teklifimi yönetimime sundum. Ve belediye başkan adayı olmam hususunda karar kılındı. O dönem de de Van büyükşehir olmuş. İpekyolu adaylığımdan sonra CHP Genel Merkezimizce Büyükşehir Belediye başkanlığına aday olmam istendi. Tabi bununla birlikte içimi bir korku sardı. Çünkü bana teklif edilen şeyin sorumluluğu elbette çok fazlaydı. Sizler de takdir edersiniz ki bir ilçenin belediye başkan adayı olmak ayrıdır. Büyükşehir belediye başkanı olmak apayrıdır. Büyükşehrin sorumlulukları da farklıdır. Öte yandan Van’da CHPLİ olmakla İzmir de CHP’li olmak aynı değildir. Biz burada 2 parti arasına sıkıştırılmış vaziyetteyiz. Yerel de güçlü bir HDP Genelde üçlü bir AKP… Tabi bu teklifi birçok tedirginlik içerisinde yine kendime olan özgüvenim sonucu kabul ettim. Ayrıca Van’ın sıkıntılarını çok iyi bilen bir insandım. Nihayetinde bu teklifi kabul ettim ve büyükşehir belediye başkan adayı oldum. Burada seçimleri kazanmamız neredeyse ihtimal dahilinde olmazken partimize sahip çıkıp CHP bayrağını dalgalandırmaktan geri durmamak için bu sorumluluğun altına girdik. O dönemlerde de söylemiştim benim diğer adaylar gibi dev projelerim yoktu. Van şuan bile büyükşehir olma yükünü kaldıramıyor.

1990 YILINDA, VAN’IN BİR CUMHURİYET CADDESİ VARDI, 2016 YILINDA, VAN’IN YİNE BİR CUMHURİYET CADDESİ VAR!

Van şuan bile büyükşehir olma yükünü kaldıramıyor sözünüz oldukça iddialı sanırım…

Bakın, 1990 yılında Erçek’ten Van’a okul okumak için geliyorum. Şuanda simit sarayının yeri olan Nuh Palas otelinde kalıyorum. Ve o günlerden bugünlere hatırladığım tek şey; Van’ın bir tane Cumhuriyet Caddesi vardı. İnanır mısınız bugün de Van’ın yalnızca bir Cumhuriyet Caddesi var. Ve maalesef Van kabuğunu halen kırmış değil…

Van ve bitmeyen sorunları sizin çerçevenizde nasıl bir tanımlama buluyor…

Van’ın sorun ve sıkıntılarını gerçekten iyi bilen biriyim başta da belirtmiştim… Bugün Van’ın sorunlarını sıralamaya kalktığımızda en büyük sıkıntının yapı ruhsatı ile ilgili sıkıntıların olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Onun hemen devamında imar durumu geliyor. Park sorunu, çocuk eğlence merkezlerinin olmayışı sıkıntıları ve Van’ın halen bir kent meydanını olmayışı en büyük sorunlar olarak sıralanabilir. Bir şehri şehir yapan o şehrin kent meydanıdır. Maalesef Van’ın bir kent meydanı yok. Bunların çok ötesinde şahit olduğumuz bizzat uğradığımız birçok köyün yolu yok. İçme Suyu yok…

BİR İMKANSIZLAR ŞEHRİDİR VAN…

‘Otogarı olmayan bir şehre metrobüs sözü vermek’ tanımlamanız ciddi bir yankı bulmuştu. Neydi o mesele…

2014 yerel seçimlerinde diğer bazı partilerden büyükşehir belediye başkan adayı olmuş isimlerin art arda sıralamış oldukları yüzlerce projesi olmuştu. Bunların tamamına saygı duyulur ama sormak isterim otogarı olmayan bir şehre metrobüs projesini sunmak ne kadar gerçekçi olur bunu kadim halkımızın vicdanlarına bırakıyorum. Yine soruyorum Van halkı metroyu, metrobüsü hak etmiyor mu elbette hak ediyor. Gönül isterdi ki Edremit’ten- Beşyol’a Beşyol’dan-Kampüse bir metrobüs hattı olsun… Ama maalesef aracınızı park edeceğiniz bir park alanı bile bulmak neredeyse imkansız bu şehirde.

İl başkanı olmanızla bazı ilkler de yaşandı… Doğru mu?

Şuan da mevcut il başkanları içerisinde en genç olanı olmam, bunun yanı sıra önce atanıp daha sonra kongrelerini yapan başkanların aksine direkt olarak kongreyle seçilen bir il başkanı olmam yönüyle de başka bir ilke imza atmış bulunmaktayım… Sevincimizi bizlere, partimize gönül vermiş insanlarla ortaklaştıracağız.

1 oy farkla kazandınız…

Doğrusunu söylemek gerekirse bir oyla kaybetseydim çok üzülürdüm… Tabi 1 oyla kaybedecek aynı kişi haliyle 1 oyla kazanmada da ayrı bir mutluluk yaşıyor. Dediğim gibi inanın 1 oyla kazanmanın verdiği mutluluğu hangi duygularla anlatacağımı bilemiyorum. Sadece duygu karmaşası yaşadığım çok kısa bir zaman dilimi olan 2 oy geride olduğum bir seçimde kalan son üç zarfın şahsıma ait olan oylar olarak çıkması bambaşka bir duygu yaşatmıştır bana.

Peki rakibiniz…

Rakibim siyasi yaşamımda değer verdiğim isimlerden biri Cemal Şen… Aslına bakarsanız böylesi bir rekabette bu isimle karşı karşıya gelmeyi istemezdim. Ancak şartlar koşullar bu durumu böyle gerekli kıldı.

SHP ERÇEK BELDE BAŞKANLIĞINDAN CHP VAN İL BAŞKANLIĞINA…

Siyasi yaşamınız SHP Erçek Belde başkanlığı ile başlıyor… Sonra nasıl gelişiyor bu süreç…

Kısa bir yanıt verecek olursam… SHP Erçek belde başkanlığından sonra CHP Van İl Başkan yardımcılığı, CHP İpekyolu İlçe Başkanlığı, 2014 Yerel seçimlerinde önce İpekyolu İlçe Belediye Başkan adaylığı hemen sonrasında gelen ani bir değişiklikle Van Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı, 1 Kasım 2015 Milletvekili genel seçimlerinde CHP Van Milletvekili Adaylığı ve son olarak da 23.12.2015 tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi Van İl olağan kongresi ile CHP Van İl başkanı olarak seçilmiş bulunmaktayım…

Bundan sonra CHP nasıl bir özellik kazandırmayı düşünüyorsunuz. Nedir CHP’ye dair söyleyecekleriniz… Ya da halk Van’da nasıl bir CHP izleyecek?

Bakın burada önemli bir şeyi vurgulamak istiyorum… Bazılarının 30 yılda veremeyeceği bazı şeyleri ben 4 yılda verdim. Bu süreçte birçok şeyler gördüm… Eksiğiyle fazlasıyla… Ancak konumuzun bazı şeyleri sonuçlandırmaya, iş bitirmeye müsait olmadığından birçok şeyi gerçekleştiremiyordum. O yüzden bugünden sonra gerçekleştirmek için hayalini kurduğumuz birçok çalışmanın adımlarını atarak bugünden sonra aksaklıklar ve eksikliklerle bugünlere gelmiş CHP’yi Van’da hak ettiği konuma taşımanın gayreti içerisinde olarak halkımıza özledikleri bir CHP’yi izlettirmiş olacağız. Tepeden inme biri olmayan özelliğim, CHP’ye uzak olmayan yapımdan dolayı bu hedeflere ulaşmada da zorluklar yaşayacağımızı sanmıyorum. Bunu yapabilecek güçlü bir ekibimizin olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

CHP KOLTUĞUNDA OTURUP BAŞKA YERLERE HİZMET ETMEK AHLAKİ DEĞİL

Cumhuriyet Halk Partisinin koltuğunda oturuyorsak o koltuğun hakkını vermek zorundayız…  Hem CHP koltuğunda oturup hem de başka yerlere hizmet etmek ahlaki değil… Bence bu o koltuğa da hakarettir aynı zamanda… O yüzden görev yapacağım süre içerisinde örgütlerde bir takım değişikliklere giderek bazı yerlere taze kan takviyesi yaparak bir yenilenme sürecine girmemiz kaçınılmazdır. Kaldı ki 15-20 yıllık ilçe başkanı olduklarını iddia edip bugüne kadar 20 üyeyi geçememiş ilçe başkanlarımız kusura bakmasınlar ki onlar bugüne kadar partiye hizmet etmemişlerdir. Bizimde buradaki görevimiz bu koltukları işgal edenlerin yerine partiye daha çok hizmet edecek yeni kişileri oraya getirmek olacaktır.

Gördüğümüz kadarıyla kadronuzda bir gençleşme var… Öte yandan deneyimli isimlerden de faydalanmayı düşünüyorsunuz…

Öncelikle ifade etmeliyim ki her meslek için her iş için bir yaş sınırı var… Bu öğretmenlikte de var, doktorluk da dar var siyasette de var… Bugün 65 yaşına gelmiş bir babanın o evi artık çekip çeviremeyeceği gibi belli bir yaş seviyesine gelmiş insanların da atık belli yerlerde diretmemeleri ve ancak yol gösterici olarak görev yapmaları çok daha faydalı olabilecektir.

Çünkü o yaş sınırındaki insanların artık o vakitte yapacağı başka işleri ve meşguliyet alanları olacaktır. Bu yüzden kadromuzu oluştururken geleceğimizin umudu olan geçlerden çokça faydalanmayı ihmal etmedik.

CHP’YE GÖNÜL VERMİŞLERLE GÖNÜL BİRLİĞİ YAPACAĞIZ…

Yapmayı planladığımız birçok çalışmanın en önemlilerinden bir tanesi CHP’ye gönül vermiş, yıllar yılı hizmet etmiş ancak çeşitli sebeplerden dolayı partisinden kopma aşamasına gelmiş ya da kopmuş değerleri yeniden partiye kazandırma noktasında ciddi bir girişimde bulunacağımızdan hiç kimsenin şüphe duymaması gerekmemektedir. Çünkü biliriz ki dışarıya karşı bir güç olabilmek için öncelikle kendi evimiz içinde bir hakimiyet, birliktelik sağlamak zorundayız.

Bu gün 10 yıl öncesine yani SHP erçek belde başkanlığınız dönemine gitiğimizde bugün için gelebileceğiniz en üst noktaya geldiniz diyebilir miyiz?

Doğrusu çok güzel bir soru sordunuz… Bu soru için öncelikle teşekkür ediyorum size… Benim için siyaset yeni başladı. Çünkü insan belirli bir yerlere gelmek için mücadele eder. Bir yerlere gelmek istemenin ardından yatan neden ise yapmak istedikleriniz ama yapamadığınız şeyleri nihayete kavuşturma arzusundan kaynaklanmaktadır. Kısacası benim için mücadele de siyaset de yeni başlamıştır.

ÜMİT EDİYORUM Kİ ÜLKEMİZ BİR SURİYE’YE BİR IRAK’A DÖNÜŞMESİN!

Son gelişmeler… Neler söylemek istersiniz?

Öncelikle şöyle ifade etmek isterim ki ülkemizin gidişatını hiç beğenmiyorum. Hem bir vatandaş olarak hem de bir siyasetçi olarak beğenmiyorum… Türkiye dışındaki ülkelerin yaşamış oldukları üzüntü verici olayları bugün kendi ülkemizde yaşıyoruz. Ülkemizin çeşitli bölgelerinde ırk gözetmeksizin insanlar ölüyor, öldürülüyor… Türkiye’nin gerçekten çok acil bir barışa ihtiyacı var. Ama maalesef öncülük yapan yöneticiyi diktatörlük hırsı sarmış, bir başkanlık hevesi sarmış… Genel başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu çözüm sürecine ilişkin fikirlerini ve yol haritalarını belirlerken birileri sanki CHP’nin barışı istemediğini algıladı. Oysa genel başkanımızın çözüm sürecine vurgu yaptığı tek husus bu sorunun mecliste çözülmesine yönelik çıkışlarıydı. Ve herkes bilmeli ki barış mecliste, parlamentoda sağlanabilir. Barış süreci şahıslara endeksli olduğundan bir ilerleme kaydedilemiyor. Kimin hesabına nasıl geliyorsa o şekilde yürüyor. Ümit ediyorum ki ülkemiz bir Suriye’ye bir Irak’a dönüşmesin…

BAŞKANLIK SİSTEMİNE, ÖZERKLİK’E KARŞIYIZ DEMOKRASİ VE PARLAMENTER SİSTEMDEN YANAYIZ.

Başkanlık sistemine biz hem parti olarak karşıyız hem de şahsım olarak karşıyım. Yargı bağımsızlığı demokratik hukuk devleti olmanın asıl şartıdır. İçerisinde bulunduğumuz yargı sistemiyle bir karar verilemiyor. Çünkü şuanda gördüğümüz kadarıyla ülkemizde hukuk adalet ve yargı işlemiyor. Bir padişahlık ya da bir diktatörlük sevdası başını almış gidiyor. Başkanlık sistemine özerklik ve öz yönetime karşıyız Cumhuriyet Halk Partisi olarak… Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Parlamenter sistemden yanayız. Barıştan, özgürlükten, kardeşlikten yanayız. Biz hiçbir zaman ne hendek kazanı ne kazı yapanı nede sıkıyönetim ve ya şiddet uygulayanın yanında yer almayız.

Genel bir toparlama yapacak olursak…

11 yıllık siyasi yaşamıma SHP ile başladım… 5 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisine geçtim. CHP’de birçok kademelerde görev yaptıktan sonra partimin emrine daha fazla girebilmek ve daha fazla katkı sunabilmek maksadıyla CHP Van İl Başkanlığına aday oldum… 23.12.2015 tarihinde gerçekleşen CHP Van İl Olağan kongresinde rakibimi bir oy farkla geçtim… Türkiye Cumhuriyetinin en köklü ve en saygın partisi olan Cumhuriyet Halk Partisinin Van’daki bayrağını en yükseklere ulaştırma anlamında büyük bir azim ve gayret içerisinde olacağız. İktidar iş yapar görünür ancak işi yaptıran muhalefettir mantığıyla yola çıkıp CHP Van’daki eksiklik ve aksaklıkları tamamlamak da boynumun borcu olsun…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz